:::...İlk Zemzem Kuyusu...:::

'İslam ve İnsan' forumunda DÜZCELİ MEHMET tarafından 1 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. DÜZCELİ MEHMET

    DÜZCELİ MEHMET Kendini Arayan Adam

    Katılım:
    21 Ağustos 2008
    Mesaj:
    0
    Şehir:
    Hayatı müsvette yaşamayın, temize çekmeye vakit ol

    Kâbe-i muazzamanın Hacer-i esved köşesi karşısında bulunan, mübârek suyun çıktığı kuyu.
    Yeryüzünde bulunan kuyuların en hayırlısı, Zemzem suyunun mübârek kuyusudur. (Hadîs-i şerîf-Ahbâru Mekke)
    Allahü teâlânın İsmâil aleyhisselâma bir ihsânı olan Zemzem'in etrâfını ilk önce hazret-i Hâcer kum ile çevirdi. Sonradan hazret-i İbrâhim tarafından kazılarak kuyu hâline getirildi. İhmaller netîcesinde zamanla zemzem kuyusu kapanıp belirsiz hâle geldi. Resûlullah Efendimizin (SAV) dedesi Abdülmuttalib rüyâsındaki târife göre zemzem kuyusunu kazıp tekrar ortaya çıkardı. Kendisi ve oğulları hacılara zemzem suyu dağıttılar. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamânında Abdülmuttalib'in oğlu Abbâs (radıyallahü anh) hacılara su dağıtmakla vazîfeli idi. (Eyyûb Sabri Paşa)
    Zemzem kuyusu Mescid-i harâm içinde Hacer-i esved köşesi karşısında ve köşeden on dört buçuk metre uzakta bir odada olup, 1,9 metre yüsek olan taş bileziği vardır. İki buçuk metre çapında ve otuz metre derinliğindedir. Bu odayı İstanbul'daki Beylerbeyi Câmii'ni yaptırmış olan Birinci Sultân Abdülhamîd Han yaptırmış olup, zemîni mermer döşeli ve duvarlara doğru meyillidir. Kuyu ağzı bu hizâdan bir buçuk metre kadar yüksektir. Târihin kıymetli yâdigârı olan bu güzel san'at eseri 1963 (H.1383)'de yıktırıldı. Zemzem kuyusu ağzını ve birkaç metre çevresini, yeryüzünden birkaç metre aşağı indirdiler. (Eyyûb Sabri Paşa, M. Sıddîk Gümüş)




    Evet arkadaşlar, bu kısa bilgiden sonra gelelim konumuzun asıl sebebine. Bu kuyu, anlaşıldığı üzere ilk zamanlar, etrafı taşlarla örülü basit bir kuyu şeklinde iken Osmanlı zamanında mermerden ve üzeri çıkrıklı bir mekanizma ile donatılmıştır. İşte ilk resimler…

    [​IMG]
    Bu resim, suyun ilk çıktığı kaynağın görüntüsüdür. Tabi artık bu şekilde görmenin imkânı kalmamıştır.




    [​IMG]

    [​IMG]
    Bu resimlerde, ceddimizin kuyu için yaptırdığı ilk mermer muhafazayı görüyoruz.




    [​IMG]
    [​IMG]
    Bu resimler de, kuyu üzerine sonradan yaptırılan dış binayı görüyorsunuz. Binayı yaptıran 1. Abdülhamid Han’ dır. Ne yazık bu muhteşem sanat eseri yakın bir tarihte (1963’ te) yıktırılmıştır. İçindeki Osmanlı yapımı kuyuyu da söküp kaldırmışlar ve zemini komple mermerle kaplamışlardır. Zemzem kuyusuna ulaşmak artık bundan böyle alttaki resimlerdeki gibi olacaktır.


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]





    Peki kaldırıldıktan sonra uzun süre kendisinden haber alınamayan mermer kuyu muhafazası ne olmuş bileniniz var mı? Yakın zamana kadar emin olun kimse bilmiyordu. Allah’ tan Suud hükümeti insafa gelmiş de, daha önce akıbetleri kötü olan Osmanlı eserleri gibi, bu kuyu da yok olmaktan son anda kurtulmuş ve yeni yapılan bir müzeye yerleştirilmiş. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. İşte kuyunun emekliliğinin tadını çıkarttığı yeni yeri.

    [​IMG]





    Şimdi, gelelim son noktaya. Bu kuyu ilk yapıldığında, sökülüp taşınmadan önce, şu anda tavaf yapılan alanda neredeydi? İşte cevap. Resimdeki yuvarlak koyu renkli mermer işaretler, kuyunun ilk yerinin işareti. Yani bir gün oralara gittiğinizde (İnşaallah, Rabbimiz tüm Hackhell ailesine genç yaşta oraları görmeyi nasib etsin) tavaf anı dışında nafile bir saatte, tavaf alanında bulunduğunuz bir sırada bu konu aklınıza gelirse, o yuvarlak işaretin önünde bir müddet durup uzun uzun bunları düşünün. Bu yuvarlak halkanın, kuyunun ilk yeri olmasından ziyade, aslında çok çok daha önemli bir olaya dikkatimizi çektiğini düşünün? Nedir o? Bu yuvarlak işaretli yer, yani kuyunun eski yeri, aslında Hz. İbrahim' in eşi Hacer' in, oğlu İsmail' e su bulmak için Safa ve Merve tepeleri arasında koşarken, oğlunu o ıssız çölde bıraktığı yerdir. Sonrasını biliyorsunuz, susuzluktan çırpındığı bir sırada, Hz. İsmail' in ayağının dibinden çıkan ilk zemzem suyu. Daha sonra üstüne yapılan kuyu. Esen kalın, Allah' a emanet olun.
    [​IMG]




    :::...BUGÜN DUA ETTİM HEPİMİZ İÇİN...:::
    .
    .
    .
     
  2. innuendo

    innuendo HANZALA

    Katılım:
    5 Nisan 2007
    Mesaj:
    2
    Şehir:
    FİLİSTANBUL

    Allah razı olsun güzel bir çalışma olmuş
     
  3. febeke

    febeke Banned

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesaj:
    0
    Şehir:
    cukurova

    Allah razı olsun dostum.bir başkasının gıyabında yapılan dualar daha da çabuk kabul edilebiliyor.bir kez daha dua et.şu durumda hacca gitmem çok zor görünüyor.ama bugünlerde nasıl olduysa (her an aklımdan çıkmıyor) içimden hiç olmazsa en kısa zamanda umreye gitmek geçiyor.malum işçiyiz.gücüm yetermi bilmiyorum.onun için duanızı eksik etmeyin.az önce Kopuk Dadı arkadaşımızın açığı konuyu okudum. başlığı ''duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var(ayet meali)''değilmi? hem gidersem oralarda sizin için dua ederim. zemzem kuyusunun başında da seni anarım.
    selam ve dua ile
     
  4. DÜZCELİ MEHMET

    DÜZCELİ MEHMET Kendini Arayan Adam

    Katılım:
    21 Ağustos 2008
    Mesaj:
    0
    Şehir:
    Hayatı müsvette yaşamayın, temize çekmeye vakit ol

    Kardeşim, dünya gözüyle oraları görmeni, emin ol kendim için istediğim kadar senin için de isterim. Lâkin, nasip olmaz da gidemezsen, "ameller niyetlere göredir" esasına göre, sendeki bu iştiyâk ile en başında kazanmışsın sen zaten. Bir yerde okumuştum; Ahmed İbn-i Hanbel, Ebu Davud, Tirmizi, Darekutni gibi alimler bu hadis-i şerif ile (ameller niyetlere göredir) İslam' ın üçte birini, İmam Şafi (R.Ah.) ise dinin yarısını anlamak mümkündür demişler.

    Sen şimdi olur da gidemezsen (sana diyorum ama ben de gidebilmiş değilim henüz, yanlış anlaşılmasın) bu duruma göre sakın ola ki hac görevimi yerine getiremedim diye tasalanmayasın. Kimi var senin gibi gidemez, ama niyeti halis bir şekilde içinde gizli gizli yanar durur. O niyet, amel seviyesine geçemediğinden onda zerre kadar riya bulunmaz (niyet gizli olduğundan riya bulaşamaz, amel aleni olduğunda riya ile yok olabilir), bu sebeple İlahi makamda makbul olur. Kimi de var ki, niyetini amele geçirir, oralara uçar da yeterince hakkını veremez, Haccı turistik bir gezi gibi algılar, boşa döndüğü ile kalır beytullahın çevresinde. Rabbim, her iki zümrenin de amellerini hayırlı kılsın.....(AMİN).......



    :::...BUGÜN DUA ETTİM HEPİMİZ İÇİN...:::

    .
    .
    .
     

Bu Sayfayı Paylaş