Arılar hakkında kısa bilgiler.. :D

'Her Telden' forumunda PRotype tarafından 8 Mayıs 2007 tarihinde açılan konu

  1. PRotype

    PRotype Game Spider

    Katılım:
    5 Aralık 2005
    Mesaj:
    1
    Meslek:
    Game Researcher
    Şehir:
    Merhaba Marslı, Ben Dünyalı :)

    Bal arılan eşek arılarından farklı olarak kışı koloni halinde geçirirler. Koloni kış uykusuna yatmaz ama bir salkım gibi kümeleşir. Bu şekilde kış süresince sıcak ve aktif olarak kalabilirler. Bunun için de önceden, yaz aylarında yeterli miktarda bal depo etmeleri gerekir. Ortalama bir kovanın kışlık bal ihtiyacı 9-13 kilogram kadardır.

    Bal arılarının bal yapma kapasiteleri ise uygun yer bulabildiklerinde bundan çok daha fazladır. İşte arıcılığın felsefesinde de bu yatar. Sen arılara imkan sağla, onlar da hem kendileri hem de senin için bal üretsinler. Arılar kendilerine yetebilecek miktardan 2-3 kat fazla bal üretebildiklerinden arıcılar da kovana şekerli şuruplar koyarak onlara bu ortamı hazırlarlar. Arılar da sonradan ellerinden alınan bu ürün fazlasını dert etmezler.

    Arıların balı çiçeklerden topladıkları nektarı ağızlarındaki bir emzimle birleştirip altıgen biçiminde balmumundan yaptıkları hücrelere depoladıklarını biliyoruz. Bu karışımın su oranının yüzde 17'ye kadar düşmesini bekledikten sonra hücrelerin ağızlarını yine bir balmumu tabakası ile kaplarlar. Artık arıcı için mahsul zamanı gelmiştir. Ağzı kapalı hücrelerdeki bal hiç bozulmaz, saklama zamanı süresizdir.

    Arılar böcek dünyasının en gelişmiş sosyal hayatına sahiptirler. İşçi arılar dünyaya geldikten sonra bir ay içinde kovanda bir iki günlük sürelerle temizlik, larvaları besleme, balmumu yapma, yiyecek taşıma, muhafızlık gibi değişik görevler yaparlar. Sonra uçuş başlar, çiçekler ziyaret edilir, nektar, polen ve su toplanır.

    İşçi arılar çalışma mevsiminde 4-8 hafta yaşarlar. Kış mevsiminde ise arkadan gelen gençler olmadığı için ömürleri 5-7 ay sürebilir. İşçi arılar dişi olmalarına rağmen kısırdırlar, yavru yapma yetenekleri yoktur.

    Arılar polenleri, su ile karıştırıp larva halindeki yavruları beslemek için toplarlar. Bir arı kovandan 7 kilometre uzağa gidip, geri dönebilir. Ancak arılar normal olarak kovanlarından ortalama bir kilometre kadar uzaklaşırlar.

    Arılar bu yolculuklarında yollarını güneşin pozisyonuna göre saptarlar. Ayrıca yer kürenin manyetik alanına karşı da hassastırlar. Gözleri polarize ışığa karşı o kadar hassastır ki çok kalın bir bulut tabakasının ardından gelen zayıf bir güneş ışığıyla bile kötü havalarda yollarını bulabilirler.

    Arılar geceleri ortadan yok olurlar ama uyumazlar. Gece boyu hareketsiz kalarak enerjilerini ertesi günkü yoğun işler için biriktirirler.

    Arılar renklerin çoğunu görürler. Işık dağılımında mavi ve ona yakın renkleri daha iyi görürler. Ultraviyole ışınlarına karşı da çok duyarlıdırlar. Ultraviyole ışınlarını çok yansıtan çiçekler onlara daha parlak görünür. Kırmızı rengi hiç ayırt edemezler.

    Bize bu derecede faydalı olan arılar etrafımızda dolaştıklarında veya balkonda kahvaltı sefası yaparken reçel tabağına konduklarında çoğu insan huzursuz olur. Bunun nedeni minik arının sokma tehlikesidir. Halbuki arılar sadece iki durumda canlılara saldırır ve sokarlar:

    1) Kolonilerine bir tehdit olduğunda korumak için;
    2) Korkutuldukları zaman.

    Bu nedenle arı kovanlarına çok yaklaşmamanız, el kol hareketleri yaparak hızlı hareket etmemeniz önerilir.

    Arılar insanı soktuktan sonra genellikle ölürler, çünkü arı tarafından sokulan insan ani bir hareketle arıyı fırlatınca arının iğnesi ile beraber zehir torbası ve ifrazat bezi de yırtılarak arıdan ayrılır ve soktuğu yerde kalır. İlginçtir ki bu kalan zehir torbasındaki kaslar arıdan ayrılsalar bile zehri pompalamaya bir süre devam ederler. Bu nedenle tırnağın ucu ile bir an evvel iğneyi soktuğu yerden çıkarmakta fayda vardır.

    Arı zehrine alerjisi olan kimselerde arı sokmaları ağır tepkilere hatta ölüme yol açabilir. Buna karşın arı zehri bazı ağrılı hastalıkların özellikle romatizmanın tedavisinde kullanılır.

    Kardeşimin ödeviydi buldum burayada vereyim dedim.. Meraklı olanlar okusunlar :p
     
  2. ogamemanya

    ogamemanya New Member

    Katılım:
    9 Ekim 2006
    Mesaj:
    1
    Şehir:
    Hackhell

    sağol da kardeş ülkemizde sayıları hızla azalıyo maalesef:(
     
  3. remington

    remington Çǿκ کε√díκ طę ∂طí

    Katılım:
    13 Aralık 2006
    Mesaj:
    22
    Meslek:
    working as an English teacher
    Şehir:
    Beşiktaş'ın kalbi KAPALI'dan

    gecen gun bursada ayılar 600 kilo balı yemiş:) ufacık arılar o kadar calıs didin sen ayının biri gel zayi et yarım ton balı:)
     
  4. oLdness_07

    oLdness_07 The Darkness

    Katılım:
    2 Mayıs 2007
    Mesaj:
    0
    Şehir:
    Bulut Geçti Gözyaşları Kaldı Çimende,Gül Rengi Şar

    KardeŞİm Babamda Hobİ Olarak Aricilikla GerÇekten Çok Zor Hele Bİrde Yenİ BaŞladiysan..arilar Genelde KiŞ Aylarinda Alinir Ve Yaz Kadar Şkere Ve Su KiriŞimi Bİr Şurup Werilirki Ailarin Syisi ÇoĞalsin Ve Kovanin GÜcÜ Artsin Dİye.. Bİzde Sik Sik BİrkaÇ Akraba Gİderİz Arilara Şurup Wermeye .. Tek Bİldİm Soktumu Hayatiniz Kayiyorr. Ama Babam İÇİn Bu Bİr Hobİİ. :d Bİlgİ İÇİn Saol Ben Hepsİnİ Bİlİyorum Ama Bilmeyenler Çoktur..
     

Bu Sayfayı Paylaş