Siyaset & Politika Nedir ?

'Serbest Kürsü' forumunda Newwave tarafından 6 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Newwave

    Newwave New Member

    Katılım:
    17 Kasım 2007
    Mesaj:
    12,657

    [​IMG]

    Siyaset

    Siyaset, Arapça kökenli bir kelimedir; at eğitimi, at talimi anlamına gelmektedir.

    [Osmanlı]'da devlet geleneği için siyaset sözcüğünün "meyve" ve özellikle "kuru meyve" anlamında kullanıldığı görülmüştür.

    Yunan siyasal yaşamında ise siyaset, "polis"e veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıştır.

    Yunanca 'poli' çok, 'tika' yüz anlamına gelen eski yunanca köklerden oluşur. Politika bilimi (politoloji) politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.

    Politika: Toplumun halka dair yaptığı tüm etkinliklerdir (Aristoteles)

    Siyasî analiz

    Düşünsel gelenek

    Eflatun veya Aristo'nun kurucuları olarak kabul edildiği bu gelenekte etik sorunları incelemek önceliklidir. Olması gerekenle ilgilenir. Günümüzde ise bu gelenek, "bireysel özgürlüğün sınırları ne olmalıdır?" "Devlete neden itaat etmeliyim?" gibi normatif sorunlarla uğraşır.

    Deneyci gelenek

    Deneyci geleneğin izlerini Aristo'dan, Montesque'ya kadar birçok siyaset bilimcide görürüz. Günümüzde özellikle ABD'li siyaset bilimciler tarafından kullanılan bir çözümleme geleneğidir. Var olanı, işleyiş sisteminin ne olduğunu anlamaya çalışır. John Locke ve David Hume'un çalışmaları sayesinde yaygınlaşan Deneycilik Auguste Comte'nin çalışmalarına bağlı olarak pozitivist şekilde değişmiştir. Deneycilik, sosyal bilimlerde de doğa bilimlerinin yöntemlerinin kullanılması gerektiğini savunur.

    Bilimsel gelenek

    Siyâseti bilimsel olarak ele alan ilk kişi Karl Marx'tır. 1870'lerde Avrupa şehirlerindeki üniversitelerde siyaset alanında kürsüler açılmıştır. Bu dönemde diğer sosyal bilimlerde olduğu gibi siyaset biliminde de davranışsalcı akım kendini göstermiş ve 1970'lere kadar bilimsel gelenek etkisini ağırlıklı olarak göstermiştir.

    Yönetim

    Siyâset, belli bir toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir. Bu uzlaştırma faaliyeti ise yönetim erkinin elde bulunması ile gerçekleşir.

    Siyâset tarihine bakıldığında insanın ortaya çıkışı ile birlikte siyaset; yönetim sanatı da sahnede yerini almış ve binlerce yıl yöneten ve yönetilen arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi ile yönetsel gücün elde tutulması davranışlarına yön vermiştir.

    Tüm medeni toplumlarda Antik Çağ'dan beri toplum yönetimi üzerine çalışma yapan düşünürler hep kendi çağlarının bir ütopyasının (mükemmel veya sadece daha iyi bir toplum yaratmak için verilen çabaları tanımlamak için kullanılan bir terim ) mücadelesini vermişlerdir.

    Devlet

    Tarım ve din toplumlarında modern anlamda devlet yoktu. Egemenlik kralın, hükümdarın, dini liderindi. Avrupa ve Amerika devrimleriyle mutlakıyetten meşrutiyete ve cumhuriyete yönelen devlet gücünü toplumsal sözleşmeye dayandırdı. Hukukiliği kabul ederek, bağımsız yargının denetimine izin verdi, meclis iradesini halkın iradesiyle bütünleştirdi. Kutsaldan bireye, vesayetçilikten özerkliğe, merkeziyetçilikten ademimerkeziyetçiliğe, devletçilikten piyasacılığa, ırkçılıktan çoğulculuğa, gizlilikten şeffaflığa doğru gelişti.

    Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atan Montesquieu 20 yıl üzerinde çalıştığı De l'esprit des lois adlı kitabında yasama, yürütme ve yargı'yı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamıştır.

    Farklı politik toplumlardaki farklı pozitif hukuk sistemlerinin çok çeşitli faktörlere, örneğin, halkın karakterine, ekonomik koşullarla iklime, vs., göreli olduğunu söylemiştir. O, işte bütün bu temel koşullara, "yasaların ruhu" adını veren Montesquieu bu bağlamda, üç tür yönetim tarzını birbirinden ayırmış ve bu devletlere uygun düşen yönetici ilke, iklim ve topraktan söz etmiştir. Buna göre, despotizm büyük devletlere, sıcak iklimlere uygun düşer ve korkuya dayanır. Britanya örneğinde olduğu gibi, ne soğuk ve ne de sıcak olan bir iklimin hüküm sürdüğü, orta büyüklükteki devletlere uygun düşen yönetim biçimi, monarşidir; söz konusu yönetim biçimi, şan ve şerefe dayanır. Buna karşın, soğuk iklimlere ve küçük devletlere uygun düşen rejim, demokrasidir; demokrasinin yönetici ilkesi erdemdir.

    Feodalizm

    Feodal düzenin siyâsî yapısı bir piramit gibidir. En üstte kral (veya imparator), altında ise kendisine bağlı soylular bulunur. Bu soyluların altında daha alt soylular olur. Bu hiyerarşik düzenin en alt ve en geniş tabakasını serfler oluşturur.

    Feodal sistemde sadece üretim araçları değil, askerî güç de feodal beyler arasında paylaşılmıştır. Donanımlı askerlerden oluşan merkezî bir ordunun kurulması kral açısından pahalı olduğundan, bu ihtiyacı feodal beyler karşılamıştır. Bu sebeple kralın savaşta başarılı olması, feodalitenin desteğine bağlıdır.
    Ana madde: Feodalizm

    İktidar, meşruiyet ve egemenlik

    İktidar kavramı birey veya topluluğun başka birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücüdür. Siyâset disiplini içerisinde iktidar daha genel bir anlam yüklenmiş ve bir devletin içindeki tüm birey ve gruplar üzerindeki hakimiyeti kapsamıştır. Siyâsî iktidarı diğer iktidar unsurlarından ayıran en önemli özellik ise meşru olma gücüdür.

    Meşruiyet siyasî iktidarı, yönetilenler için makul seviyede olması için, halkın rızasına dayandırmasıdır.Bir diğer deyişle iktidar ile toplum arasında karşılıklı rıza ile yapılan sözleşmedir.

    Egemenlik kavramı latince:superanus olup en üstün iktidar anlamına gelmektedir. Siyâset Disiplini literatürüne sokan Bodin'dir.Jean Bodin egemenlik için 'birçok ailenin ortak çıkarlarının, egemen bir güçle yönetilmesi', Thomas Hobbes;'bireysel kudretlerin toplamını egemenin kendi iradesine göre kullanmak yetkisi' olarak tanımlarlar.Günümüzde ise egemenlik anayasalar aracılığıyla sınırlanmakta, güçler ayrılığı ilkesiyle bölünmekte ve seçimler aracılığıyla devredilmektedir.

    Siyâset kuramları

    İdeoloji siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünü. En basit tabirle bir ideoloji, düzenlenmiş, yapılanmış bir fikirler bütünüdür. Bu fikirler bütünüde siyasetin temeli olan siyâsî ideolojileri oluşturmuştur.

    Tutuculuk (Muhafazakârlık)

    Tutuculuk, var olan durumu koruma amacını güden düşünce tarzı. Toplumun değişmesine karşı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan sağ kanat siyasi ideoloji.

    Muhafazakârlığın değişime karşı direniş olarak tanımlanması, özellikle değişim isteyen sol ideolojiler tarafından eleştirilir. Muhafazakârlığın var olan kazanımları ve değerleri korumak şeklinde bir yanı da vardır. Bu açıdan bakıldığında, herkes, solcular dahil, istedikleri toplumsal düzen gerçekleştiğinde muhafazakârlaşabilirler. Nitekim Sovyetler Birliği'ndeki solcu rejime karşı olanlar (örneğin Troçkistler) bu rejimi tutuculaşmakla suçladılar.bu suçlamanın ardından zaten rejim karşıtları ayaklanma çıkardılar

    Komünizm

    Komünizm, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir.Maneviyatı reddeder. Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır. 20. yüzyılın başından beri dünya siyâsetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Manifesto ile birlikte anılır.
    Ana madde: Komünizm



    Liberalizm

    Liberalizm, özgürlüğü birincil politik değer olarak ele alan bir ideoloji, politika geleneği ve düşünce akımıdır. Genel anlamda liberalizm, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düşüncenin serbest bir şekilde dolaştığı, özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukuğun üstünlüğünü geçerli kılan şeffaf bir devlet modeli ve toplumsal hayat düzeni hedefler. Devleti bir gece bekçi,si modeli olarak görmektedir.Devlet sadece bireylerin güvenliğini korumakla ve onların refahını sağlamakla yükümlüdür.Ekonomik anlamda kapital ekonomiyi benimser.Mülk edinme esasına dayanır.Devletin ekonomiye müdahalesi sadece bir görünmez eldir.Devlet müdahalesindeki temel amaç rekabet edilebilir ortamı sağlamaktır.Ekonomi ve maliye politikalarına gerek yoktur.Zaten serbest piyasa ekonomisi kendiliğinden ekonomi dengesini sağlar.Liberallerin en buyuk korkusu devletin birey karşısında güçlü konuma gelmesidir."Bırakınız gitsinler bırakınız yapsınlar" genel sloganıdır.

    Anarşizm

    Anarşizm kavramı Yunanca anarchaia'dan (hükümetin olmaması durumu) gelir. İnsan özgürlüğünü kısıtlayan tüm otoritelerin ortadan kaldırılmasını ve barış, uyum ve işbirliği ilkelerine dayanan yeni bir toplumsal düzen yaratma düşüncesindedir. Anarşistlere göre devlet ve devletin kurumları toplumu sömürmek için güç odakları tarafından yaratılmış bir araçtır. Anarşizm, Bireyci anarşizm ve Anarşist komünizm şeklinde tasnif edilmektedir.
    Ana madde: Anarşizm

    Faşizm

    Mussolini ve Hitler

    Faşizm pek çok açıdan, Fransız İhtilali sonrasında serpilip büyüyen akılcılık, ilerleme, özgürlük ve eşitlik gibi değerlerden mürekkep Batı siyasal düşüncesine karşı bir tepki olarak görülebilir.Bu değerlerin yerini faşizmde birlik, mücadele, liderlik ve güç gibi olgular almıştır.Bu bakımdan İtalyan faşistlerin kullandığı "1789 öldü" sloganı oldukça anlamlıdır.[1] Faşizm genel olarak seçilmiş bir ulus olma bilinci, demokrasinin reddi ve yayılmacı dış politika temellerine dayanır.
    Ana madde: Faşizm

    Siyasal Sistemler

    Siyasal sistem, sosyal sistemin bir dalı olduğu için toplumlar arasında farklı sistemler ortaya çıkmıştır.Siyasal sistem genel olarak devlete bağlı olan kurumların birbirleri arasındaki ilişkiler ve yöneten ile yönetilenler arasındaki ilişkilerin bütünüdür.Siyasal sistemler yöneten ve yönetilenin sayılarına göre kategorilendirilir.

    platon

    Eflatun'a göre ilk siyasi sistem patriarşidir.Bu küçük toplumlardaki daha çok aileler içinde uygulandığı varsayılan bir sistemdir ve yöneten pozisyonunda, erkek ve en yaşlı olan kişi bulunmaktadır. Ailelerin birleşmesiyle büyüyen toplumlarda, bir ailenin yönetimde bulunması ile monarşi birden fazla ailenin bulunması halinde ise aristokrasi sistemleri ortaya çımıştır. Sistemin bilgelikten çok şan ve şöhrete önem vermesinden dolayı bozulması timokrasi'yi ortaya çıkarmış ilerleyen dönemlerde yöneticiler, erdem ve bilgelikten yoksun oldukları sebebiyle, zenginlik ihtirasına bürünmüş ve oligarşi ortaya çıkmıştır. Oligarşide ortaya çıkan düzensizlikle meydana gelen çatışma sonucu yoksulun zengini yenmesi ile demokrasi oluşmuştur. Fakat Eflatun, halkın tamamının siyasete karışmasının toplumu bozacağını ileri sürer. Bu durumda ise toplum Tiranlık sistemine teslim olur ve köleleşir. Eflatun bütün siyasi sitemleri bu şekilde tasnif eder ve özetler.

    Aristo sınıflandırması

    Aristo

    Eflatun'un bu bilgileri ışığında Aristo'nun siyasi sitem sınıflandırması siyaset bilimciler tarafından genel kabul görmüştür.
    Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi:Monarşi
    Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi:Aristokrasi
    Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluğun yönetimi:politeia
    Tekin çıkarını amaçlayan tekin yönetimi:Tiranlık
    Zenginlerin çıkarını amaçlayan azınlık yönetimi:Oligarşi
    Yoksulların çıkarlarını amaçlayan çoğunluğun yönetimi:"Demokrasi"

    Modern dünya sistemleri

    1950'ler ve 1960'larda sistemlerin sınıflandırılması çabaları, değişen sistemlerle birlikte devam etti.Soğuk Savaş'ın keskin karşıtlığı ile birlikte "üç dünya" yaklaşımı ortaya çıktı.Buna göre dünya üç ayrı blok halinde bölünebilirdi.
    Kapitalist "birinci" dünya
    Komünist "ikinci" dünya
    Gelişmekte olan "üçüncü" dünya

    Ancak 1970'lerde başlayan ve günümüzde hala devam ede, Afrika ve Latin Amerika demokratikleşme çabaları "üçüncü" dünyayı, 1990'ların başındaki Doğu Avrupa devrimleriyle de "ikinci" dünya rejimleri çökme dönemine girdiler.

    Referanslar

    ^ Mümtaz'er Türköne, Siyaset, Lotus Yayınevi s:133
    ^ Mümtaz'er Türköne, Siyaset, Lotus yayınları s:153
    ^ Andrew Heywood, 'Siyaset', Liberte yayınları, 2006, s:38

    Kaynaklar
    Mümtaz'er Türköne, Siyaset, Lotus Yayınevi, Eylül 2005 Ankara ISBN 975-6665-06-8
    Andrew Heywood, Siyaset, Liberte Yayınları, Şubat 2006 ISBN 975-250015-3


    Kaynak
     
  2. muratcolez

    muratcolez New Member

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesaj:
    8,918
    Bence Bu Konuyu Sabite ALmaLısın New

    ____________________________
     
  3. LOOPUSED

    LOOPUSED New Member

    Katılım:
    5 Haziran 2008
    Mesaj:
    11,746
    konuya esas olan görüşlerin ana dayanağı YUNAN ın bir medeniyet olduğundan yola çıkılarak hazırlanılırsa, her bilimsel kavramın kaynağını latincede ve gerek kültüründe aramamaız gerekir. oysa ilaç prospektüsü kadar yabancısı ve uzağında olduğumuz bu dile ve kültüre, herşeyin atası -tanrısı hüviyetini zorla geçirten batı medeniyet anlayışı , bizim gibi ülkelere dayattığı kültür empozesini arapçadan kökte olsa farsçadan gövdede olsa bizden de eski olan esas Medeniyetlerin kaynağını mısır ve ortadaoğu köklü medeniyetlerde aranacak çok şey var olduğunuda bilirler.

    yunan medeniyeti tabir-i caizse p,, bir medeniyettir.(yanlış anlaşılmasın bu tabirler birçok kültür ve edebiyatçı tarafından kabul görür) herşeyin sapkın tarafından ele alındığı,eski roma ve grekin önce yunan ,sonrada bizans eliyle içimizdeki uzantıları pek bir beğensede bu tariflerin kaynağı ne yunan nede batıdır. daha teferruatlı şey yazılabilir.ama gerek yok sanırım.
     
  4. VolkaN

    VolkaN New Member

    Katılım:
    28 Haziran 2007
    Mesaj:
    7,913
    güzel paylasım emegine saglık new
     
  5. -HaKiKaT-

    -HaKiKaT- New Member

    Katılım:
    22 Haziran 2007
    Mesaj:
    9,991
    güzel bir konu olmuş..Teşekkürler..
     
  6. meliksah

    meliksah New Member

    Katılım:
    11 Kasım 2005
    Mesaj:
    174
    Siyaset silahsız harp,harp silahlı siyasettir der bir Çinli filozof
     
  7. »»кαнιη¢σ¢υк««

    »»кαнιη¢σ¢υк«« ...кє๓คlเรt ђคгєкєt...

    Katılım:
    26 Mayıs 2007
    Mesaj:
    1,081
  8. zerkli

    zerkli New Member

    Katılım:
    7 Eylül 2008
    Mesaj:
    2,664
    bi dip notta benden


    parlemento fransızcadan dilmize geçmiştir.
    parle:konuşmak
    mentir: yalan

    yalan konuşulan yer anlamında kullanılır.



    (yanlışım varsa lütfen düzeltin. çünkü bende başkasından duydum bu lafı)
     
  9. zarta

    zarta Banned

    Katılım:
    8 Ağustos 2008
    Mesaj:
    5,057
    iyiymiş bunlar be
     
  10. strangeron

    strangeron New Member

    Katılım:
    6 Kasım 2006
    Mesaj:
    197
    Bir dip not da benden;
    Siyaset; ortada bir sürü yanlış olduğu varsayımıdır.
    Politika; benim yanlışımın aslında en doğrusu olduğunu kabul ettirme sanatıdır.
     
  11. moonlife1

    moonlife1 New Member

    Katılım:
    10 Kasım 2007
    Mesaj:
    67
    "Sanatçılar gerçekleri ortaya çıkarmak için, politikacılar ise gerçekleri örtmek için yalan söyler."
    V for Vendetta'dan alıntıdır.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 30 Ekim 2009
  12. DeRSaaDeT

    DeRSaaDeT Islambol

    Katılım:
    3 Şubat 2006
    Mesaj:
    6,414
    Wikipedianın bir yanlışı olsa gerek... Sağcılık ve solculuk iktisadi düşünce tarzının farklılığından şekillenmiş terimlerdir... İslamda muhafazakarlığın bir iktisadi düşüncesi olmakla birlikte iki tarafa da uymaz... Dolayısıyla muhafazakar ne sağcı ne solcudur. O sadece muhafazakardır.. Ayrıca hiçbir siyasi parti islami muhafakarlığı temsil edemez... Çünkü muhafazakar bir yapı başka bir yapı içerisine giremez orada yer alamaz... Taviz veremez. Başka hiçbir yapının kuklası olamayacak kadar itibar sahibidir!!! Başka hiçbir şey tarafından kapsanamaz.. Aksine o herşeyi kapsar. Hristiyanlıkta muhafazakar bir parti olabilir, kuralları buna uygundur ama islam kesinlikle bu kategori içerisinde yer alamaz!
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 23 Ağustos 2011
  13. _bozkurt_

    _bozkurt_ New Member

    Katılım:
    12 Nisan 2006
    Mesaj:
    2,668
    Peygamber efendimiz Hz Muhammed s.a.v dediği gibi siyaset fitne fesattır
     
  14. derminat

    derminat New Member

    Katılım:
    25 Mart 2007
    Mesaj:
    9
    Faydalı bilgi teşekkür ederim.
     

Bu Sayfayı Paylaş